NHABER İZMİR / AYDAN YALÇIN Banka kredisi dolandırıcılığı hazırlığındaki bazı İzmirli inşaat firmalarının, 1 milyonluk tarlaları 300 milyon gösterip bankaları patlatmayı hedeflediği iddia edildi. İstanbul üzerinden kurulan bu kirli tezgahta hem..

NHABER İZMİR / AYDAN YALÇIN
Banka kredisi dolandırıcılığı hazırlığındaki bazı İzmirli inşaat firmalarının, 1 milyonluk tarlaları 300 milyon gösterip bankaları patlatmayı hedeflediği iddia edildi. İstanbul üzerinden kurulan bu kirli tezgahta hem dev bankalar hem de ev alma hayali kuran vatandaşlar uçurumun kenarında; işte o “eksper” rüşvetli vurgunun kan donduran detayları!
İzmir inşaat sektöründe kulaktan kulağa yayılan ve infial yaratan “büyük vurgun” iddiası, bankacılık sistemini ve konut alıcılarını alarma geçirdi. İddialara göre, İzmir merkezli faaliyet gösteren bazı inşaat firmaları, tarihin en büyük kredi hortumlama operasyonlarından birine hazırlanıyor.
Bu kirli planın merkezinde, değersiz arazilerin kağıt üzerinde değerli hale dönüştürülmesi yatıyor. Kırsal bölgelerde, piyasa değeri en fazla 1-2 milyon TL olan geniş ancak işlevsiz araziler, profesyonel bir illüzyonla bankalara teminat olarak sunuluyor.
Dolandırıcılık şemasının en kritik ayağını “satın alınmış” ekspertiz raporları oluşturuyor. Planı kurgulayan firmaların, anlaştıkları gayrimenkul değerleme uzmanlarına (eksperlere) yüklü miktarda rüşvet vererek, değersiz araziler için astronomik rakamlı raporlar hazırlattığı öne sürülüyor.
Kirli Çarkın İşleyişi Şöyle:
Haber merkezimize ulaşan bilgilere göre, dolandırıcılar İzmir’de dikkat çekmemek için tüm kredi işlemlerini İstanbul üzerinden yürütmeyi planlıyor. İstanbul’daki banka şubelerinin işlem hacminin büyüklüğünden faydalanarak aradan sıyrılmayı hedefleyen şebeke, “şüpheli işlem” radarına girmemek için bu yolu seçiyor.
Büyük miktardaki nakit krediyi kasasına koyan firmanın bir sonraki adımı ise “planlı iflas” olacak. Şirket kağıt üzerinde batırılacak, bankanın elinde ise teminat olarak sadece beş para etmez, kuş uçmaz kervan geçmez bir tarla kalacak.
Bu devasa vurgunun tek mağduru bankalar olmayacak. Proje hazırlığı aşamasında olan bu firmalardan “topraktan” veya “maketten” ev ya da iş yeri almayı planlayan vatandaşlar büyük bir risk altında. Şirket krediyi alıp iflas göstererek “patlatıldığında”, parası alınan projeler asla tamamlanmayacak.
Vatandaşların birikimleri, bu kirli oyunun içinde eriyip giderken, firma sahipleri çoktan izlerini kaybettirmiş olacak. Yetkililerin ve banka denetçilerinin, özellikle İzmir-İstanbul hattındaki yüksek montanlı inşaat kredilerini mercek altına alması hayati önem taşıyor.
Bankaların genel müdürlükleri ve denetleyici kurumlar için tehlike çanları çalıyor. Özellikle ekspertiz raporlarının bağımsız bir kurul tarafından yeniden denetlenmesi, bu milyarlık soygunu önlemek için son çıkış olabilir.
Geçmişi “temiz” görünen ancak aniden yüksek montanlı kredi talebiyle İstanbul şubelerine başvuran İzmir menşeli firmaların mercek altına alınması gerekiyor. Aksi takdirde, hem bankacılık sektörü dev bir delikle sarsılacak hem de yüzlerce vatandaşın ev hayali kabusa dönecek.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.