Tepecik Hastanesi ihmal iddiası: İzmir’de acılı ailenin isyanı!

NHABERİZMİR/AYDAN YALÇIN – Tepecik Hastanesi ihmal iddiası ile sarsılan İzmir’de, tedavi gördüğü sırada hayatını kaybeden annesinin vefatında ihmal olduğunu öne süren bir vatandaş, yaşadığı süreci detaylarıyla anlattı. Kan takviyesi sonrası başlayan ağrıların..

Tepecik Hastanesi ihmal iddiası: İzmir’de acılı ailenin isyanı!
Yayınlanma: Güncelleme: 0 views

NHABERİZMİR/AYDAN YALÇIN – Tepecik Hastanesi ihmal iddiası ile sarsılan İzmir’de, tedavi gördüğü sırada hayatını kaybeden annesinin vefatında ihmal olduğunu öne süren bir vatandaş, yaşadığı süreci detaylarıyla anlattı. Kan takviyesi sonrası başlayan ağrıların ardından tanı konulmasında gecikildiğini iddia eden aile, yargı yoluna başvurdu.

İzmir’de Sağlıkta İhmal İddiası: “Sesimizi Duyun!”

İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yatan annesini kaybeden F. A. S. , tedavi sürecinde yaşananları “ağır ihmal” olarak nitelendirerek dikkat çeken iddialarda bulundu. 6 Şubat 2026 tarihinde başlayan tedavi sürecinin, annesinin 10 Şubat tarihinde hayatını kaybetmesiyle sonuçlandığını belirten Sandık, yaşadığı acıyı ve sürece dair şüphelerini kamuoyuyla paylaştı.

“Kan Takviyesi Sonrası Ağrılar Başladı”

F. A. S.’nin iddialarına göre, süreç 6 Şubat’ta annesinin kan ve demir eksikliği tedavisi için hastaneye yatırılmasıyla başladı. Sandık, 7 Şubat saat 17.30’da yapılan kan takviyesinden yaklaşık yarım saat sonra annesinin bacağında dayanılmaz ağrılar başladığını öne sürdü. Aile, bu durumu hemşirelere ve doktorlara defalarca ilettiklerini ancak ağrının giderilmesine yönelik müdahalelerin yetersiz kaldığını iddia etti.

“Tanı Sürecinde Gecikme mi Yaşandı?”

Ailenin iddialarına göre, sabaha karşı saat 02.00 sularında yapılan muayenede damar tıkanıklığı şüphesi gündeme geldi. Sandık, doktorun “Doppler istenebileceğini ancak sıranın 3-4 günü bulabileceğini” belirttiğini savundu. Aile, sabah saatlerinde idare amiri ile yapılan görüşmelerin ardından 08.30’da Doppler USG çekimine gidilebildiğini ve bu noktada damarın tıkalı olduğunun anlaşıldığını ifade etti.

Kritik Tomografi ve Yoğun Bakım Süreci

Yaşanan süreci “acil müdahale eksikliği” olarak niteleyen Sandık, iddialarını şöyle sürdürdü:

  • İlaçlı Tetkik: 09.30-10.00 civarında annesine ilaçlı MR ve tomografi çekileceği bilgisi verildi.
  • Müdahale Anı: Saat 13.30 sularında, tomografi çekimi sırasında annesinin kalbinin durduğunu ve 35 dakika süren kalp masajı sonrası entübe edilerek yoğun bakıma alındığını belirtti.
  • Sonuç: Yoğun bakımda diyalize bağlanan annesinin 10 Şubat sabahı hayatını kaybettiğini dile getirdi.

“Süreç Adli Boyuta Taşındı”

Yaşanan bu kayıp sonrası sessiz kalmayan aile, hukuki haklarını kullanmaya başladıklarını duyurdu. Fatma Aytaç Sandık, hem CİMER ve Hasta Hakları birimine başvuruda bulunduklarını hem de polis merkezine giderek sorumlular hakkında şikayetçi olduklarını belirtti. Aile, yaşanan ölümün arkasındaki tıbbi sürecin aydınlatılması için adli makamlardan gelecek kararı bekliyor.

“Sesimizi Duyun” Çağrısı

Gazetemize konuşan F. A. Sandık, günlerdir uyku uyuyamadıklarını belirterek, “Burada geç müdahale, yanlış tedavi uygulaması ve uzman doktorlara ulaşılamaması gibi ciddi ihmaller olduğunu düşünüyoruz. Sadece annemizi kaybetmedik, aynı zamanda ihmal şüpheleriyle baş başa kaldık” ifadelerini kullandı.

Not: Habere konu olan iddialar, hasta yakınının beyanlarına dayanmaktadır. İlgili hastane yönetiminin veya sağlık profesyonellerinin konuya ilişkin açıklama yapması durumunda bu görüşlere de yer verilecektir.

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.