ATA Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatımatüzzehra Kıraç, Türkiye’nin dış politikada elde ettiği kazanımların tek bir kişiye ya da partiye indirgenemeyeceğini vurguladı; sürecin güçlü devlet aklı, ekip çalışması ve uzun vadeli..
ATA Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatımatüzzehra Kıraç, Türkiye’nin dış politikada elde ettiği kazanımların tek bir kişiye ya da partiye indirgenemeyeceğini vurguladı; sürecin güçlü devlet aklı, ekip çalışması ve uzun vadeli stratejik planlama gerektirdiğini ifade etti.
İNCİRLİK VE PAZARLIK GÜCÜ; DEVLET AKLININ GÖSTERGESİ
Kıraç, Türkiye’nin geçmişte İncirlik Üssü üzerinden yürüttüğü pazarlık süreçlerini hatırlatarak, bunun uluslararası alanda ülkenin elini güçlendiren önemli bir örnek olduğunu söyledi; “İncirlik meselesi gösterdi ki Türkiye, gerektiğinde kartlarını masaya koyabilen, pazarlık yapabilen bir ülkedir. Bu kolay bir iş değildir; ciddi planlama, öngörü ve koordinasyon gerektirir” dedi.
BU POLİTİKALAR TEK KİŞİYLE AÇIKLANAMAZ
Dış politikadaki adımların bireysel kararlarla açıklanamayacağını belirten Kıraç, “Bu düzeyde hamleler; geniş kadrolarla, yüksek bilgi birikimiyle ve devlet hafızasıyla mümkündür. Türkiye’nin dış politikada doğru işler yaptığını, özellikle yurt dışı perspektifinden bakıldığında teslim etmek gerekir” ifadelerini kullandı.
İÇ CEPHE GÜÇLENMEDEN DIŞARIDA KALICI BAŞARI OLMAZ
Dış politikadaki başarıların kalıcı olabilmesi için içeride güçlü bir toplumsal zemin gerektiğini vurgulayan Kıraç, “Dışarıda yoğun ve sert bir güç mücadelesi yaşanırken, iç cephe sağlam olmalıdır. Bu güç tek seslilikle değil; farklı görüşlerin ortak akılda buluşmasıyla sağlanır” dedi.
MUHALEFET–İKTİDAR DİYALOĞU ŞART
İç cephede yaşanan sorunların temelinde diyalog eksikliği olduğunu belirten Kıraç, “Türkiye geçmişte kritik dönemlerde iktidar ve muhalefetin bir masa etrafında toplanabildiği örnekleri yaşamıştır. Liderlerin ortak duruş sergilemesi hem iç barışı hem de dış politikadaki gücü artırır” dedi.
ATA PARTİ ARABULUCULUĞA HAZIR
Kıraç, ATA Parti’nin iç cephede yapıcı rol üstlenmeye hazır olduğunu belirterek, “İktidar ve muhalefet arasında sağlıklı bir diyalog kurulması için ATA Parti arabuluculuk sorumluluğu üstlenebilir. Biz kutuplaşmayı değil, uzlaşmayı esas alan siyaset anlayışını savunuyoruz” ifadelerini kullandı.
ATATÜRK’ÜN ‘TÜRK KİMLİĞİ’ ANLAYIŞI YENİDEN HAYATA GEÇMELİ
Kıraç açıklamasını toplumsal birlik vurgusuyla tamamladı; “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu ‘Türk kimliği’ anlayışı; etnik ya da mezhepsel değil, ortak bir yurttaşlık bilincidir. Bu anlayış yeniden hayata taşınmadan ne iç barış sağlanabilir ne de Türkiye dışarıda kalıcı bir güç olabilir. ATA Parti olarak bu ortak kimliği yeniden inşa etmeyi tarihi bir sorumluluk olarak görüyoruz.”