KAMUOYUNA ÇAĞRI MESLEK FABRİKASI ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN HUKUKSUZLUK VE SİYASİ İSTİSMARA DERHAL SON VERİLMELİDİR İzmir’de uzun yıllardır kamusal fayda üreten, on binlerce yurttaşımıza meslek kazandıran Meslek Fabrikası üzerinden yürütülen tartışmalar artık..
KAMUOYUNA ÇAĞRI MESLEK FABRİKASI ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN HUKUKSUZLUK VE SİYASİ İSTİSMARA DERHAL SON VERİLMELİDİR İzmir’de uzun yıllardır kamusal fayda üreten, on binlerce yurttaşımıza meslek kazandıran Meslek Fabrikası üzerinden yürütülen tartışmalar artık bir mülkiyet meselesi olmaktan çıkmış; açık bir hukuk krizi, derin bir kamusal gasp girişimi ve kirli bir siyasal hesaplaşma alanına dönüşmüştür. Bugün gelinen noktada; bir yanda merkezi idarenin temsilcileri eliyle yürütülen dayatmacı ve tartışmalı mülkiyet işlemleri, diğer yanda yerel yönetimin meseleyi siyasi direniş söylemleriyle araçsallaştırması, İzmir halkının ortak değerini iki taraflı bir çekişmenin ortasında bırakmıştır. Biz ATA Parti İzmir İl Başkanlığı olarak açıkça ifade ediyoruz: 1. HUKUKSAL BOYUT Hukuk devleti ilkesinin temel şartı; mülkiyet ve tasarruf süreçlerinin şeffaf, denetlenebilir ve yargı denetimine açık yürütülmesidir. Ancak bu süreçte görülen; ani tescil işlemleri, hızlı tahliye girişimleri ve tartışmalı idari tasarruflar, kamu vicdanında ciddi soru işaretleri doğurmuştur. Yargı süreci sonuçlanmadan yapılan her fiili müdahale, hukukun üstünlüğüne değil, gücün üstünlüğüne hizmet eder.

2. KAMUSAL BOYUT Meslek Fabrikası bir bina değildir. Meslek Fabrikası; işsiz gencin umudu, ev kadınının üretime katılım kapısı, dar gelirlinin meslek edinme yoludur. Bu kurumu yerinden etmek, işlevsizleştirmek ya da siyasi çekişmelere kurban etmek; doğrudan doğruya İzmir halkının hakkına müdahaledir. Kamusal fayda üreten bir yapı üzerinde alınacak her kararın tek ölçütü vardır: Halkın yararı. Ne merkezi idarenin tasarruf hevesi, ne de yerel yönetimin siyasi gösterisi bu ölçütün önüne geçemez. 3. SİYASAL BOYUT Bugün yaşananlar açık bir gerçeği ortaya koymaktadır: Türkiye’de iktidar ile muhalefet arasındaki çekişme, artık hizmet üretme yarışından çıkmış; kurumlar üzerinden güç mücadelesine dönüşmüştür. Meslek Fabrikası krizi; İktidarın “ben yaptım oldu” anlayışını, Muhalefetin ise “her şeyi direnişle meşrulaştırma” refleksini aynı anda gözler önüne sermektedir. İzmir halkı bu iki anlayış arasında tercih yapmak zorunda değildir. AÇIK ÇAĞRIMIZDIR: Yargı süreci tamamlanana kadar hiçbir tahliye ve fiili müdahale gerçekleştirilmemelidir. Meslek Fabrikası’nın faaliyetleri kesintisiz şekilde devam etmelidir. Tüm süreç, bağımsız hukukçular ve kamuoyu denetimine açık hale getirilmelidir. Bu yapı, siyasi hesaplaşmanın değil, kamusal üretimin merkezi olarak korunmalıdır. SON SÖZÜMÜZ NETTİR: Hiç kimse İzmir halkının ortak değerini kendi siyasi ajandasına kurban edemez. Hiçbir idari güç, hukukun üstünde değildir. Hiçbir siyasi aktör, kamu yararının yerine kendi çıkarını koyamaz. ATA Parti olarak; hukukun üstünlüğünü, kamunun hakkını ve milletin menfaatini sonuna kadar savunacağız. Bu mesele bir bina meselesi değil; devlet aklının mı yoksa siyasi ihtirasların mı galip geleceğinin sınavıdır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. ATA Parti İzmir İl Başkanlığı İl Başkanı Resül KARA
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.