Resül KARA İnsan kendisini uğurlayamazmış… İlber hocaya hayran biri olarak hâlâ onu uğurlamaya kıyamazken, sosyal medyada kendini dindar gösterip millete ahkâm kesen cahil bir kitlenin, Allah’ın hüküm vermesi gereken konularda..
İnsan kendisini uğurlayamazmış…
İlber hocaya hayran biri olarak hâlâ onu uğurlamaya kıyamazken, sosyal medyada kendini dindar gösterip millete ahkâm kesen cahil bir kitlenin, Allah’ın hüküm vermesi gereken konularda hüküm dağıttıklarına şahit oluyorum. Keşke bu insanlar, hakaret ve iftira dağıtmak yerine ilimle, irfanla tanınan bir insanın izinden yürüyebilselerdi. Keşke, İlber hocamın kesip attığı tırnak kadar bile olsa hayatlarına değer katabilselerdi.
İlber hocam, benim gözümde SOKRATES’İN AT SİNEKLERİNDEN BİRİDİR; toplumun rehavete kapılmaması için sürekli uyaran, sorgulatan ve düşündüren bir aydındır. Yaşadığı süreçte mensubu olduğu Türk toplumunu uyarmayı, ona tarih bilinci kazandırmayı kendine görev edinmiş çok kıymetli bir şahsiyettir. Bu yazıda, dilim döndüğünce İlber hocayı anlatmaya çalışacağım. Belki onu yakından tanımayanlar tanır; belki de ilme ve emeğe saygı duymayı unutanlar biraz olsun düşünür.
AKADEMİK YOLCULUĞU VE ÇALIŞMALARI
İlber Ortaylı, 1947 yılında Avusturya’nın Bregenz kentinde doğmuş, Kırım Tatarı kökenli bir aileden gelmiştir. Ailesinin Türkiye’ye göç etmesiyle eğitim hayatını Ankara’da sürdürmüş, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde tarih eğitimi almıştır. Akademik hayatına Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde devam etmiş, Osmanlı idare sistemi ve diplomasi tarihi üzerine önemli çalışmalar yapmıştır. 1979’da doçent, 1989’da profesör unvanını alarak Türkiye’nin en saygın tarihçileri arasına girmiştir.
ÇOK DİLLİ BİR ENTELEKTÜEL
Ortaylı, Almanca, Rusça, İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Farsça başta olmak üzere birçok dili kullanabilmesi sayesinde Osmanlı arşivlerini ve Avrupa kaynaklarını doğrudan inceleyebilmiş; tarih yorumlarını uluslararası bir perspektifle sunmuştur.
TARİHİ TOPLUMLA BULUŞTURMAK
Akademisyenlerin çoğu çalışmalarını akademik çevrelerle sınırlarken, İlber Ortaylı tarih bilgisini halkla paylaşmayı görev bilmiştir. Konferanslar, televizyon programları ve yazıları aracılığıyla Türkiye’de tarih merakının yayılmasına öncülük etmiştir. Kaleme aldığı eserler arasında İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk yer alır.
KÜLTÜREL MİRASIN KORUYUCUSU
2005–2012 yılları arasında Topkapı Sarayı Müzesi müdürü olarak görev yapan Ortaylı, müzenin bilimsel çalışmalarını güçlendirmiş, uluslararası sergiler ve projelerle kültürel mirasın korunmasına büyük katkı sağlamıştır.
Bir toplumun gelişmesi yalnızca ekonomik güçle değil, düşünce dünyasının zenginliğiyle ölçülür. İlber Ortaylı, Türkiye’de tarih alanında uluslararası saygınlığa sahip büyük isimlerden biri olan Halil İnalcık ile birlikte modern Türk tarihçiliğinin en etkili temsilcilerindendir. Akademik başarılarının yanı sıra halkla kurduğu güçlü bağ, onu bir kamu aydını ve düşünsel mirasın taşıyıcısı yapmıştır.
Toplum olarak geçmişimizi anlamaya ve tarih bilinci kazanmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. İlber Ortaylı, bu bilincin en güçlü temsilcilerinden biri olarak, bilgi ve irfanıyla bizlere rehberlik etmeye devam ediyor.
Ben, toplum için birçok konuda İlber hocayla aynı istikamette düşünmekten mutluyum. Ama ona hâlâ uğurlamaya gönlüm razı değil…
KUTLU TİNİ ŞAD OLSUN, KIYMETLİ HOCAM. IŞIKLAR İÇİNDE UYUYUN.