İNCİR ÜRETİCİSİ SÖZ DEĞİL, ÇÖZÜM BEKLİYOR
KAMUOYUNA DUYURU
17/09/2026 09:28 | Son Güncelleme : 17/09/2026 10:32 | Super Admin
KAMUOYUNA AÇIKLAMA
Tire Akmescit Mahallesi'nde incir üreticileriyle yapılan bir görüşmeye ilişkin tarafımıza ulaşan
konuşma kayıtlarını kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.
Kayıtlarda, incir üreticisinin yaşadığı temel sorunlardan birinin ürünün değerinin altında satılması ve
üreticinin elinde ürün kalması korkusu olduğu açıkça dile getiriliyor.
Yine konuşmada Türkiye'nin önemli bir incir üreticisi ve ihracatçısı olduğu, Avrupa pazarının önemli
bir alıcı konumunda bulunduğu ifade ediliyor.
Bunların hepsi doğru olabilir.
Ancak asıl sorumuz şudur:
Üretici bu ürünü hangi maliyetle üretiyor ve eline sonunda ne kalıyor?
İşte burada siyasal söylem ile gerçek üretim hayatı arasındaki büyük boşluk ortaya çıkıyor.
SAYIN VEKİL, ÜRETİCİYE SÖZ DEĞİL ÇÖZÜM GEREKİYOR
Sayın Ceyda Bölünmez Çankırı, bugün İzmir'i TBMM'de temsil eden AKP milletvekillerinden biridir.
Bu nedenle kendisine açıkça soruyoruz:
Bir üreticinin yanında “ürünü Avrupa'ya gönderelim, Avrupa'da şu şekilde değerlendirilir” demekten
daha önemli olan, üreticinin o ürünü hangi maliyetle ürettiğini ve neden yeterli kazancı elde
edemediğini çözmek değil midir?
Üreticinin asıl ihtiyacı;
• mazot maliyetinin,
• gübre ve ilaç giderlerinin,
• işçilik giderlerinin,
• sulama ve enerji giderlerinin,
• kurutma ve depolama giderlerinin,
• pazarlama maliyetlerinin
ortadan kaldırılması değilse bile öngörülebilir ve sürdürülebilir bir düzeye çekilmesi değil midir?
Dahası;
Neden her üretim bölgesinde üreticilerin kendi kuracağı üretim, işleme, kurutma, depolama ve
ihracat kooperatiflerinin kurulmasını kolaylaştıracak bir çalışma yapılmıyor?
Sayın Vekil'in bir köy ziyaretinin ulaşım, ağırlama ve benzeri giderlerine harcanan kamu kaynağı ya
da siyasi hareketliliğin maliyeti yerine, üreticinin kuracağı bir kooperatifin kuruluş sürecini
kolaylaştıracak hukuki, teknik ve mali düzenlemelerin hazırlanmasına öncülük edilse, bunun üretici
açısından çok daha kalıcı bir karşılığı olmaz mı?
Bizce asıl siyaset budur.
Üreticinin yanında fotoğraf vermek değil, üreticinin önündeki engeli kaldırmak.
MUHTAR BEYE DE BİR SORUMUZ VAR
Akmescit Mahallesi Muhtarı'nın konuşmasında ihracat ve pazar konusu öne çıkıyor.
Ancak keşke konuşmanın merkezinde üretim maliyetleri de aynı ölçüde yer alsaydı.
Çünkü üretici için mesele yalnızca;
“Ürettiğim inciri nereye satacağım?”
değildir.
Asıl soru şudur:
“Ben bu inciri kaça mal ediyorum ve sattığımda gerçekten para kazanıyor muyum?”
Mazot fiyatı yükselirken, girdi maliyetleri artarken, işçilik pahalanırken ve üretici her sezon daha
büyük bir maliyet baskısıyla karşı karşıya kalırken yalnızca ihracat pazarlarından söz etmek,
sorunun tamamını anlatmaya yetmez.
TÜRKİYE İNCİRDE ÜRETİCİ ÜLKE; PEKİ ÜRETİCİ NEDEN KAZANAMIYOR?
Tarım ve Orman Bakanlığının verilerine göre Türkiye incir üretiminde dünya ölçeğinde önemli bir
konumdadır.
Öyleyse soruyu daha açık soralım:
Dünyanın önemli incir üreticilerinden biri olan Türkiye'de incir üreticisi neden hâlâ ürününü kaça
satacağını, elinde ürün kalıp kalmayacağını ve üretim maliyetini nasıl karşılayacağını düşünmek
zorunda?
Sorun yalnızca ihracat değildir.
Sorun üretimin kendisinin sürdürülebilir olmaktan çıkmasıdır.
KÖYLÜYÜ KENTLİLEŞTİRMEK, ÜRETİCİYİ ÜRETİMDEN KOPARMAK
OLMAMALIYDI
Yıllardır tarım politikaları konuşuluyor.
Köylerden kentlere göç konuşuluyor.
Tarım alanlarının daralması konuşuluyor.
Ama bugün geldiğimiz noktada üretici üretmeye devam ettiği halde geçimini sağlamakta
zorlanıyorsa, artık şu soruyu sormak zorundayız:
Biz köylümüzü neden üretimden kopardık?
Üreten insanın toprağında yaşayamadığı, ürettiğinin karşılığını alamadığı, gençlerin tarımdan
uzaklaştığı bir düzen sürdürülebilir değildir.
Bugün esnafın kepenk kapatma kaygısı varsa, emekli geçim sıkıntısı yaşıyorsa, çalışan insan
geleceğini planlamakta zorlanıyorsa bunların tamamı Türkiye'nin ekonomik yapısına ilişkin ciddi
sorunların göstergesidir.
Bu sorunların çözümü ise her seçim döneminde yeniden üretilen siyasi söylemlerle değil, somut
ekonomik politikalarla mümkündür.
25 YILIN SONUNDA HÂLÂ AYNI SÖZLERİ DİNLEMEK YETERLİ DEĞİL
AKP'nin yaklaşık çeyrek asırlık iktidar deneyimi bulunmaktadır.
Bu nedenle bugün üreticinin karşısına çıkıp yalnızca sorunları anlatmak yeterli değildir.
Çözümün nasıl uygulanacağını ortaya koymak gerekir.
Üreticiye;
“Avrupa'ya satarız.”
“Pazarımız büyür.”
“Ürün elimizde kalmaz.”
demek kolaydır.
Asıl mesele:
Üreticinin maliyetini nasıl düşüreceksiniz?
Kooperatifleşmeyi nasıl güçlendireceksiniz?
Üreticinin ürününü aracısız veya daha az aracıyla pazara ulaştırmasını nasıl sağlayacaksınız?
Kurutma, depolama, işleme ve paketleme tesislerini kim kuracak?
İhracat gücünü üreticinin cebine nasıl yansıtacaksınız?
İşte siyaset burada başlar.
ATA PARTİ'NİN ÖNERİSİ AÇIKTIR
ATA Parti olarak bizim yaklaşımımız açıktır:
Üretici yalnız bırakılmayacak.
Her önemli üretim bölgesinde üreticilerin öncülüğünde;
üretim + işleme + depolama + pazarlama + ihracat
zincirini bir bütün olarak ele alan üretici kooperatiflerinin kurulmasının önü açılmalıdır.
Devlet üreticinin yerine geçmemeli; üreticinin örgütlenmesinin, bilimsel üretimin ve pazara erişiminin
önündeki engelleri kaldırmalıdır.
Milletvekilinin görevi de yalnızca üreticiyi ziyaret etmek değil, üreticinin sorununu Meclis'e taşımak,
gerekli düzenlemelerin hazırlanmasına öncülük etmek ve sonucunu takip etmektir.
Bu bir hayal değildir.
Bu, doğru siyasal irade ve bilimsel çalışma ile yapılabilecek bir iştir.
BİZ SÖZ DEĞİL, ÜRETİM DÜZENİ İSTİYORUZ
Sayın Vekile de, Akmescit Mahallesi Muhtarı'na da çağrımızdır:
Üreticinin yanında olmak istiyorsanız, gelin birlikte üretim maliyetlerini konuşalım.
Geliniz mazotu konuşalım.
Geliniz gübreyi konuşalım.
Geliniz işçiliği konuşalım.
Geliniz kurutmayı, depolamayı, paketlemeyi konuşalım.
Geliniz kooperatifleşmeyi konuşalım.
Geliniz üreticinin ürününden elde edilen değerin üreticinin elinde nasıl daha fazla kalacağını
konuşalım.
Çünkü üreticiye yapılabilecek en büyük iyilik, bir gün gelip onunla fotoğraf çektirmek değil;
gelecek yıl da, on yıl sonra da üretmeye devam edebilmesini sağlamaktır.
ATA Parti olarak biz, Atatürk'ün üretimci ve akılcı devlet anlayışını temel alan, bilimsel bilgiye dayalı,
üreticiyi merkeze alan bir Türkiye tasarlıyoruz.
Türkiye'nin yeniden ayağa kalkması;
üretimle, bilimle, örgütlü üreticiyle ve ulusal ekonomik bağımsızlık anlayışıyla olacaktır.
ATA PARTİ İZMİR İL BAŞKANLIĞI
Resül KARA
İzmir İl Başkanı
Yorumlar
Bunlar da ilginizi çekebilir
Fernando Muslera: Kariyerimle gurur duyuyorum
Galatasaray'ın simge isimlerinden biri olan Fernando Muslera, Manchester United maçı öncesinde konuştu. Uruguaylı eldiven, "Kariyerimle gurur duyuyorum" dedi.
2 yıl önceFenerbahçe'den Galatasaray'a olay gönderme: Ezberlediğiniz sezonlar gibi olmayacak
Fenerbahçeli yönetici Ahmet Ketenci, Galatasaray Kulübü'ne gönderme yaptı ve sarı-lacivertli taraftarlara şampiyonluk için birliktelik çağrısı yaptı.
2 yıl önceBruno Fernandes: Tek hedefimiz Galatasaray'ı yenmek
Manchester United'ın Portekizli orta saha oyuncusu Bruno Fernandes, Galatasaray maçı öncesi konuştu.
2 yıl önce
"Oje ile abdest alınır" dedi milyonlar ayağa kalktı