Vatandaşın Cebinde “Çift Taraflı” Otopark Kıskacı: Bir Koyundan İki Post!

Şehir hayatının en büyük çilesi olan otopark sorunu, İzmir’de sadece bir trafik meselesi olmaktan çıkıp ekonomik bir adaletsizlik hikayesine dönüştü. Mevzuat gereği her daire için bir otopark alanı zorunluluğu bulunurken,..

Vatandaşın Cebinde “Çift Taraflı” Otopark Kıskacı: Bir Koyundan İki Post!
Yayınlanma: Güncelleme: 0 views

Şehir hayatının en büyük çilesi olan otopark sorunu, İzmir’de sadece bir trafik meselesi olmaktan çıkıp ekonomik bir adaletsizlik hikayesine dönüştü. Mevzuat gereği her daire için bir otopark alanı zorunluluğu bulunurken, müteahhitlerin yer yokluğu bahanesiyle belediyeye ödediği “otopark paraları”nın akıbeti ve bu paralarla yapılan hizmetlerin vatandaşa tekrar satılması büyük tepki çekiyor.

Kasa Doluyor, Sokaklar Daralıyor
Yönetmelik net: Müteahhit bina bünyesinde otopark yapamazsa, belediyeye belirli bir bedel öder. Bu para “Otopark Fonu” adı altında toplanır ve yasaya göre belediye bu bütçeyi başka hiçbir amaçla kullanamaz; sadece yeni otoparklar inşa etmek zorundadır. Ancak gelinen noktada vatandaş soruyor: “Yıllardır biriken bu devasa fon nerede? Eğer bu paralarla otopark yapıldıysa, neden kendi paramızla yapılan yere yine ücret ödeyerek giriyoruz?”

“İki Kez Öde, Yine de Çekilmekten Kurtulma!”
Vatandaşın isyan ettiği “adaletsizlik” zinciri tam bu noktada başlıyor:

Birinci Ödeme: Evi satın alırken müteahhit kanalıyla belediyeye otopark bedeli ödeniyor.

İkinci Ödeme: Belediye bu fonla otopark yaptığında, vatandaş aracını koymak için tekrar saatlik/aylık ücret ödüyor.

Üçüncü Mağduriyet: Yeterli otopark alanı olmadığı için aracını mecburen sokağa bırakan vatandaş; çekici parası, trafik cezası ve otopark otopark masrafı ile 2.500 TL’yi bulan ağır bir mali yükle karşı karşıya kalıyor.

​​​​​​​

Hukuki ve Etik Soru İşareti
Belediyelerin “otopark yapma zorunluluğunu” sadece kağıt üzerinde ve tahsilat makbuzunda bırakması, şehirdeki trafik kaosunu körüklüyor. Emniyet Vakfı üzerinden çalışan çekicilerin, alternatifi olmayan sokaklardan araç toplaması ise sosyal adaleti zedeliyor. İçişleri Bakanlığı ve Büyükşehir Belediyesi’nin bu “tahsilat odaklı” değil, “çözüm odaklı” sisteme geçmesi bekleniyor.

Sonuç olarak; vatandaş hem otoparkın parasını peşin veriyor hem de hizmeti alırken tekrar bedel ödüyor. Üstüne bir de yer bulamadığı için cezalandırılıyor. Bu sistemde kazanan fonlar ve çekiciler olurken, kaybeden her daim İzmirliler oluyor.

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.