CHP İzmir Milletvekili – Haberde Son Saniye https://haberdesonsaniye.com İzmir'in güçlü haber sitesi Wed, 30 Apr 2025 11:57:32 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 İzmir Demokrasi Üniversitesi’ndeki usulsüzlük iddiaları meclis gündeminde! https://haberdesonsaniye.com/izmir-demokrasi-universitesindeki-usulsuzluk-iddialari-meclis-gundeminde/ https://haberdesonsaniye.com/izmir-demokrasi-universitesindeki-usulsuzluk-iddialari-meclis-gundeminde/#respond Wed, 30 Apr 2025 11:57:32 +0000 https://haberdesonsaniye.com/?p=10427 CHP İzmir milletvekili Yüksel Taşkın, İzmir Demokrasi Üniversitesi’nde yaşanan usulsüzlük ve mobbing iddialarını meclise taşıdı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, İzmir Demokrasi Üniversitesi’nde yaşanan usulsüzlük ve mobbing iddialarını soru önergesi vererek Meclis gündemine taşıdı.

Önerge, 2023 yılı Sayıştay denetim Raporu’nda yer alan üniversite tarafından, üniversitenin adıyla vakıf kurulduğu ve üniversite bünyesinde yapılan etkinliklerle ilgili kayıt ücretlerinin bu vakıf tarafından tahsil edildiği tespiti olduğu vurgulandı.

Önergede ayrıca, İDÜ Rektörü’nün akademik ve idari personelden maddi değeri yüksek hediyeler talep ettiği, bir proje bütçesinden 12 bin euronun rektörlük tarafından usulsüz biçimde talep edildiği, bu talebi reddeden akademisyen hakkında YÖK’e “meslekten men” talebiyle şikayette bulunulduğu iddiaları da yer aldı.

Konu ile ilgili verilen önerge şu şekilde:

“İzmir Demokrasi Üniversitesi (İDÜ) hakkında, 2023 yılı Sayıştay denetim Raporu’nda usulsüzlükler tespit edilmiştir. Rapora göre üniversite tarafından üniversitenin adıyla vakıf kurulduğu ve üniversite bünyesinde yapılan etkinliklerle ilgili kayıt ücretlerinin bu vakıf tarafından tahsil edildiği görülmüştür. Ayrıca Bilimsel Araştırma Projeleri’nin desteklenmesinde Bilimsel Araştırma Projeleri Uygulama Yönergesi’ne uyulmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca Sosyal Bilimler Enstitüsü İnsan Kaynakları Anabilim Dalı’nda yüksek lisans öğrencisi olan bir kişinin hazırladığı tez jüri tarafından başarısız bulunmasına rağmen yüksek lisans diploması aldığı ve üniversite yönetimince sendikal faaliyetlerin engellendiği, İDÜ Rektörü tarafından akademik ve idari personelden maddi değeri yüksek hediyeler talep edildiği ve personelin bu konuda baskı altına alındığı iddia edilmektedir.

İDÜ’de yaşanan mobbing iddiaları da oldukça vahimdir. Bu kapsamda, kurumdaki Erasmus+ Yükseköğretim Stratejik Ortaklıklar Programına bağlı tek uluslararası projenin koordinatörü olan ve uluslararası alanda tanınan bir akademisyenin İDÜ Rektörü tarafından taciz, iftira ve şantaja maruz kaldığı ileri sürülmektedir. Proje sürecinde 2022 yılında Rektörün “Proje Yönetimi ve Uygulaması” bütçe kaleminde yer alan 12 bin avroyu, proje ile ilgisi olmayan giderlerde kullanmak üzere usulsüz biçimde talep ettiği; bu talebin akademisyen tarafından reddedilmesi üzerine yazılı ve sözlü tacizlerin başladığı iddia edilmektedir. “Proje Yönetimi ve Uygulaması Kapsamında Koordinatör Kuruluşun Faaliyetlerine Destek” başlığı altında yer alan aylık 500 avro desteğin kurumun proje dışındaki başka faaliyetlerinde kullanılmasının mümkün olmadığı Türkiye Ulusal Ajansı tarafından yazılı biçimde bildirilmiş olmasına rağmen İDÜ Rektörü tarafından bu bütçenin kurumun proje dışındaki işlerde kullanabileceği bir pay olduğu ve bu meblağın projeyi yürüten akademisyen tarafından üniversiteye verilmesi gerektiği iddia edilmiştir.

İzmir’deki yerel bir gazetecinin kızının kendisinden daha yüksek KPSS puanı olan adaylar olmasına karşın özel koşullarla İDÜ’de işe alındığı iddia edilmektedir. Yine İDU tarafından yürütülen başka bir AB projesinde de benzer baskılar kurularak proje yürütücüsünün fikri hakkı olan projenin elinden alındığı, İDÜ Rektörünün kendisini bu projenin ekibine yazarak maddi ve akademik menfaat sağladığı da iddialar arasındadır.

Bu bağlamda:

· Sosyal Bilimler Enstitüsü İnsan Kaynakları Anabilim Dalında yüksek lisans diploması verilen bir öğrencinin aslında yüksek lisans tezinden başarısız olduğu iddiası araştırılmış mıdır? Bu iddiaya ilişkin Bakanlığınızca bir inceleme başlatmış mıdır?

· Sayıştay raporunda yer alan usulsüz vakıf kuruluşuna ve bu vakıf üzerinden tahsil edilen kayıt ücretlerine ilişkin Bakanlığınızın tespiti veya işlemi olmuş mudur?

· Üniversite yönetiminin sendikal faaliyetleri engellediği yönündeki iddialara dair Bakanlığınızın bilgisi ve buna dair yaptığı işlem var mıdır?

· İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörü’nün, akademik ve idari personelden değerli hediyeler talep ettiği ve bu taleplerini meşru gösterebilmek amacıyla söz konusu hediyelerin kendisine değil, “yukarılara” iletildiğini ifade ettiği yönündeki iddialar hakkında herhangi bir idari inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır? Bu iddialarda geçen “yukarılardan” kimlerin kastedildiği açıklığa kavuşturulmuş mudur?

· Erasmus+ Yükseköğretim Stratejik Ortaklıklar Projesi kapsamında Türkiye Ulusal Ajansı tarafından eksiksiz ve başarılı bulunan ve 2023 yılında kapanmış olan bir projede, üniversitenin uluslararası projelerle ilgili bir yönergesi bulunmamasına rağmen proje koordinatöründen aylık 500 Avro verilmesi yönünde rektörlükçe talepte bulunulmuş mudur? Bu talep hangi gerekçeye dayandırılmıştır?

· Üniversite rektörlüğü tarafından Avrupa Birliği’ne sunulan onur beyanında projenin mali ve akademik açıdan hatasız bir biçimde yürütüldüğü deklare edilmiş olmasına, Türkiye Ulusal Ajansı’nın projeye ilişkin tüm bilgi ve belgeleri ayrıntılı biçimde inceleyerek herhangi bir eksiklik tespit etmemesine ve projeyi usulüne uygun şekilde 2023 yılında kapatmış olmasına rağmen; projeyi yürüten akademisyenin Erasmus+ Rehberi ile AB Hibe Yönetimi mevzuatına uygun şekilde kullandığı bildirilen bütçeye ilişkin borçlu olduğunu üniversite rektörlüğü hangi gerekçeyle iddia etmektedir?

· İDÜ Rektörü’nün Erasmus+ Yükseköğretim Stratejik Ortaklıklar Projesi’ni yürüten akademisyeni, aynı üniversitede görev yapmakta olan eşinin hak etmiş olduğu profesörlük kadrosunu vermemekle tehdit ettiği doğru mudur?

· Yerel bir internet haber sitesinin genel yayın yönetmeninin kızı, İDÜ Rektörlüğü tarafından kişiye özel ilanla üniversitede memur olarak işe alınmış mıdır?

· Aynı yerel internet haber sitesinde, Erasmus+ Yükseköğretim Stratejik Ortaklıklar Projesi’ni yürüten akademisyen hakkında gerçeğe aykırı ve iftira içeren haberler yapılmış ve bu haberlere dayanarakİDÜ Rektörlüğü projeyi yürüten akademisyen hakkında soruşturma başlatmıştır. Ancak bu haberlerin gerçekliği şüpheli olup, akademisyenin suç duyurusunun ardından gazeteci bu haberler nedeniyle İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nde iftira suçundan yargılanmaya başlanmıştır. Buna rağmen İDÜ Rektörlüğü hangi somut delillere dayanarakbu haberleri suç duyurusuna konu ederekresmi işlem gerekçesi haline getirmiş ve YÖK’ten, projeyi yürüten akademisyenin kamu görevinden çıkarılmasını talep etmiştir?

· Bir AB projesinde, Rektörün proje ekibine katılarak, uzmanlık alanı iktisat olmasına rağmen Bilgi İletişim Teknolojileri konusunda kendini uzman olarak gösterip araştırmacı ücreti aldığı doğru mudur”

Kaynak / Gündem35

]]>
https://haberdesonsaniye.com/izmir-demokrasi-universitesindeki-usulsuzluk-iddialari-meclis-gundeminde/feed/ 0
CHP’li Nalbantoğlu: Yoksulluk en çok çocukları vuruyor! https://haberdesonsaniye.com/chpli-nalbantoglu-yoksulluk-en-cok-cocuklari-vuruyor/ https://haberdesonsaniye.com/chpli-nalbantoglu-yoksulluk-en-cok-cocuklari-vuruyor/#respond Wed, 23 Apr 2025 08:56:55 +0000 https://haberdesonsaniye.com/?p=10181 CHP İzmir Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Rıfat Nalbantoğlu, Türkiye’nin, “Yoksulluk ve Sosyal Dışlanma Riski Altında Olan Çocuk” sıralamasında, Avrupa ülkeleri arasında üçüncü sıraya yerleştiğini belirterek, “Yoksulluk en çok çocukları vuruyor” dedi.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 105’inci yıldönümünde Türkiye’nin, “Yoksulluk ve Sosyal Dışlanma Riski Altında Olan Çocuk” sıralamasında, Avrupa ülkeleri arasında üçüncü sıraya yerleştiğini söyleyen Nalbantoğlu, “AKP’nin izlediği politikalar sonucu ne yazık ki “Türkiye çocukluğunu yaşayamayan çocuklar ülkesine döndü” ifadesini kullandı.

Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) son raporuna göre de Türkiye’de 6,5 milyon çocuğun aşırı yoksulluk içinde yaşama tutunmaya çalıştığını vurgulayan Nalbantoğlu, yaptığı yazılı açıklamada çocuk yoksulluğunu önlemeye yönelik etkin ve koruyucu politikaların yaşama geçirilmesi için hükümete de çağrıda bulunarak şunlara değindi:

Türkiye Çocukluğunu Yaşayamayan Çocuklar Ülkesine Döndü
“Gelir dağılımı eşitsizliğinin hızla arttığı ülkemizde yapılan araştırmalara göre yoksulluk, en fazla çocukları vurmaktadır. Nitekim Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 yılı verilerine göre ülke nüfusunun yüzde 25,5’ini çocuk nüfusun oluştururken, bu çocukların işgücüne katılma oranı yüzde 24,9’a yükselmiştir. Aynı verilere göre geride bıraktığımız sene 15 yaş ve altındaki tüm çocukların yeni giysilere sahip olduğu hane halkı oranı yüzde 88,6 olurken, maddi yetersizlik kaynaklı yeni giysisi olmayanların oranı yüzde 9,2 olmuştur. Ülkemizde halen gelişim çağındaki her dört çocuktan biri protein içeren gıdalara ulaşamamaktadır. Et, tavuk ve balık 4,4 milyon çocuk için lüks olmuştur. 2 milyona yakın çocuk maddi yetersizlikler nedeniyle taze sebze ve meyveye ulaşamamaktadır. 2,2 milyon çocuğun oyuncağı yokken, 4,2 milyon çocuk evinden uzakta bir hafta bile tatil yapamamaktadır. Yoksulluğun çocukların gelişimi üzerindeki etkileri derin ve kapsamlıdır. Ekonomik zorluklar çocukların yeterli beslenmeye, barınmaya ve eğitime erişimini sınırladığı gibi fiziksel sağlıklarını, bilişsel gelişimlerini ve duygusal refahlarını da tehlikeye atmaktadır.”

Çocuklar yalnızca açlıkla değil, geleceksizlikle de mücadele etmek zorunda
“Hiç kuşkusuz bu tablonun ortaya çıkmasında en büyük pay izlenilen politikalardır. Halen Türkiye’de milyonlarca çocuk, yalnızca açlıkla değil, aynı zamanda yoklukla, eşitsizlikle ve geleceksizlikle mücadele etmek zorundadır. Bu durum yapılan araştırmalara da yansımış “Yoksulluk ve Sosyal Dışlanma Riski Altında Olan Çocuk” sıralamasında ülkemiz Avrupa ülkeleri arasında üçüncü sıraya yerleşmiştir. Ekonomik İş birliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) son raporuna göre de Türkiye’de 6,5 milyon çocuk aşırı yoksulluk içinde yaşama tutunmaya çalışmaktadır. Ülkemiz şu anda OECD ülkeleri arasında en yüksek çocuk yoksulluğu oranlarından birine sahiptir. Yoksulluğun ve açlığın çocuklar için çok yönlü ve çok boyutlu kayıplara neden olmasının yanı sıra fiziksel ve psikolojik olarak uzun vadeli etkileri de düşünüldüğünde çocuk yoksulluğu ile mücadele etmek ülkeyi yönetenlerin öncelikli görevi olmak zorundadır. Bu nedenle, çocuk yoksulluğunu önlemeye yönelik etkin ve koruyucu politikaların bir an önce yaşama geçirilmesi için hükümete çağrıda bulunuyorum.”

]]>
https://haberdesonsaniye.com/chpli-nalbantoglu-yoksulluk-en-cok-cocuklari-vuruyor/feed/ 0