Mehmet Yurtseven hakkında yeni suç duyurusu!
Nhaber Aydan Yalçın
İlk yaptığımız haber sonrasında Yurtsevenler hakkında ihbarlar yağmaya başladı. Haberler hazırlandıkça sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.
İzmir’de OT’nin yaptığı suç duyurusu, Mehmet Yurtseven ve beraberindeki şüpheliler hakkında dikkat çekici iddiaları gündeme taşıdı. Dilekçede 3 milyon TL’lik medikal yatırım vaadi, yetkisiz imzalandığı öne sürülen çekler, uyuşturucu kullanımı ve kaçak akaryakıt teklifinin yanı sıra şirketlerin Yılmaz Onur’a devredilerek sorumluluktan kaçılmaya çalışıldığı iddiaları yer aldı.
İzmir’de Mehmet Yurtseven, Simge Karamanlı, Bülent Kararman ve Yılmaz Onur hakkında sunulan suç duyurusu dilekçesi, yeni bir mağduriyet iddiasını gündeme taşıdı.
Şikâyetçi OT'nin beyanlarına göre olay, 2023 yılında Yurtseven’in medikal malzemeler üzerinden yüksek kazanç sağlayacak bir ticari ortaklık teklif etmesiyle başladı. Turan’ın bu vaade güvenerek yaklaşık 3 milyon TL nakit ve çekle ödeme yaptığı, ancak sonrasında beklediği ticari karşılığı alamadığı öne sürüldü.
Dilekçede ayrıca, verilen çeklerden bazılarının şirket yetkilisi olmayan bir kişi tarafından imzalandığı, daha sonra şirketlerin başka bir kişinin üzerine devredildiği ve bu işlemlerin çeklerden doğabilecek sorumluluğun bertaraf edilmesi amacı taşıdığı iddia edildi.

3 milyon TL’lik “medikal yatırım” vaadi
Suç duyurusuna göre Mehmet Yurtseven, 2023 yılı Şubat ayında O.T'ye uygun fiyata medikal malzemeler bulduğunu ve birlikte ticaret yapabileceklerini söyledi.
OT'nin medikal sektörünü bilmediğini söylemesine rağmen Yurtseven’in, “Sen para ver, gerisine karışma” şeklinde güven verdiği ileri sürüldü.
Bunun üzerine OT'nin 15 Şubat 2023 tarihinde Bayraklı’daki Folkart Towers civarında 3 milyon TL tutarında nakit ve çek teslim ettiği belirtildi.
Ancak dilekçeye göre ödeme sonrasında Yurtseven’in ticaret yapma konusundaki ilgisi kesildi. Yaklaşık 3-4 ay boyunca herhangi bir kâr payı ödenmediği ve yapılan ticaret hakkında bilgi verilmediği iddia edildi.
Çekler devreye girdi
OT., parasının akıbetini öğrenmek için Yurtseven’in Sarnıç’taki ofisine gittiğinde kendisine DVC Sosyal Hizmetler İnşaat Gıda Turizm Otomotiv Medikal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına düzenlenmiş çekler verildiğini öne sürdü.
Bu çeklerin alacağını karşılamaması üzerine bu kez Medi MC Medikal Sağlık Ürünleri Ecza Deposu Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına çekler verildiği belirtildi.
Dilekçedeki iddiaya göre çeklerden bazılarını Mehmet Yurtseven bizzat imzaladı.
Ancak daha sonra yapılan araştırmada şirketin yetkilisinin Simge Karamanlı olduğu ve Yurtseven’in şirket adına çek düzenleme ve imzalama yetkisinin bulunmadığının öğrenildiği öne sürüldü.
Bu nedenle suç duyurusunda, çeklerin yetkisiz kişi tarafından imzalandığı ve resmi belgede sahtecilik yönünden incelenmesi gerektiği savunuldu.
AŞAĞIDA BULUNAN BAŞKA YERDEN ÇALINAN/SAHTE PATLAK OLARAK İFADE EDİLEN ÇEK

“Yetkisiz çek imzaladı” iddiası
Şikâyetçi tarafı, şirketin temsil ve ilzam yetkisi olmayan kişinin şirket kaşesi üzerinde imza atmasının hukuki açıdan ayrıca soruşturulmasını talep etti.
Dilekçede bu eylemin, diğer şüphelilerin bilgisi ve iştirakiyle gerçekleştirildiği iddiasına da yer verildi.
Çeklerin vadesi gelmeden önce aynı şirketlere ait başka çeklerin karşılıksız çıktığının öğrenilmesi üzerine OT'nin yeniden Yurtseven’le görüşmeye çalıştığı aktarıldı.
Depoda uyuşturucu kullanıldığı iddiası
Suç duyurusunda yer alan en dikkat çekici iddialardan biri de Ağustos 2023’te Sarnıç’taki işyerinde yaşandığı öne sürülen olay oldu.
OT'nin beyanına göre alacağını tahsil etmek amacıyla yeniden işyerine gittiğinde Mehmet Yurtseven ile Simge Karamanlı’nın uyuşturucu madde kullandığına tanık olduğunu ileri sürdü.
Dilekçede, Yurtseven’in kendisine de uyuşturucu kullanmasını teklif ettiği ancak bunu reddettiği iddia edildi.
Bu bölümdeki iddiaların da ayrıca soruşturulması talep edildi.

“Elimde kaçak mazot var” iddiası
OT'nin ifadesinde, alacağının ne zaman ödeneceğini sorduğunda Yurtseven’in bu kez kaçak ve faturasız akaryakıt teklifinde bulunduğu öne sürüldü.
Dilekçeye göre Yurtseven, Bülent Kararman’la bağlantılı olduğu belirtilen Uzay Depoculuk Akaryakıt Lojistik Sanayi ve Ticaret A.Ş. üzerinden faturasız mazot verebileceğini söyledi. ( Uzay depoculuk EPDK tarafından kapatıldı dava devam ediyor)
OT'nin bu teklifi kabul etmediği, Yurtseven’in ise parayı ödeyebilmek için birkaç gün daha süre istediği iddia edildi.
OT'nin daha sonra dört gün boyunca Yurtseven’e ulaşamadığı ve işyerine gittiğinde ofisin kapalı olduğunu gördüğü belirtildi.
“Tüm malzemeler bir gecede taşındı” iddiası
Şikâyet dilekçesine göre OT, çevredeki kişilerden işyerindeki malzemelerin tırlarla bir gecede taşındığını öğrendi.
Ardından Ticaret Sicili üzerinden yapılan araştırmada, Yurtseven ve Simge Karamanlı ile bağlantılı olduğu ileri sürülen şirketlerin Yılmaz Onur’a devredildiği ortaya çıktı.
Dilekçede bu devirlerin, karşılıksız çek nedeniyle oluşabilecek cezai sorumluluktan kaçınma amacı taşıdığı savunuldu.
“Çeklerden dolayı Yılmaz cezaevine girecek” iddiası
Dosyanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, OT'nin Yurtseven’le yaptığı öne sürülen telefon görüşmesine ilişkin.
OT'nin beyanına göre Yurtseven kendisine, çeklerden kaynaklı cezayı Yılmaz Onur’un üstleneceğini ve cezaevine gireceğini, kendisinin ise buna karşılık Onur’a Mercedes marka otomobil ve nakit para vereceğini söyledi.
Bu iddianın doğru olup olmadığı, iletişim kayıtları ve diğer deliller üzerinden yapılacak soruşturmayla ortaya çıkacak.
Şirket devirleri mercek altında
Suç duyurusunda, şirketlerin karşılıksız çeklerle ilgili işlemlerden önce Yılmaz Onur’a devredildiği öne sürülüyor.
Şikâyetçi tarafı, Onur’un şirketlerin ticari hacmiyle kıyaslandığında yeterli ekonomik geçmişe sahip olmadığını ve bu nedenle devirlerin muvazaalı olabileceğini iddia etti.
Dilekçede şirketlerin kuruluşları, ortaklık yapıları, devir tarihleri, banka hareketleri, çek kayıtları ve ticaret sicili bilgilerinin birlikte incelenmesi istendi.
“Organize hareket ettiler” iddiası
Dilekçede Mehmet Yurtseven, Simge Karamanlı ve Yılmaz Onur’un uzun yıllara dayanan tanışıklıklarını kullanarak sistematik biçimde hareket ettiği iddia edildi.
Bülent Kararman’ın da şirket yapılanmasında yönetici konumunda bulunduğu ileri sürülürken, şikâyetçi tarafı dört kişinin birlikte hareket ederek ticari şirketleri suç faaliyetlerinde kullandığını savundu.
Ayrıca dilekçede Balçova’daki 9 Eylül Oteli ile ilgili daha önce benzer yöntemlerin kullanıldığına yönelik iddialara da yer verildi.
Savcılıktan kapsamlı soruşturma talebi
OT'nin avukatı tarafından sunulan suç duyurusunda; nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, uyuşturucu madde kullanımı ve ticareti, akaryakıt kaçakçılığı ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma başlıklarında soruşturma yürütülmesi talep edildi.
Ayrıca şirket devirlerinin ve malvarlığı hareketlerinin incelenmesi, banka hesaplarının araştırılması, çek kayıtlarının incelenmesi ve ilgili kişilerin ifadelerinin alınması istendi.
Dosyanın bundan sonraki aşamasında banka dekontları, çekler, şirket kayıtları, ticaret sicili belgeleri, iletişim kayıtları ve tanık anlatımlarının birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.
Önemli not: Akaryakıt istasyonu EPDK tarafından kapatıldı - Yılmaz Onur kurban olarak seçilip çeklerden dolayı cezaevinde olduğu bildirildi ancak asıl suçluların dışarıda gezdiği belirtiliyor.
Nhaberizmir olarak konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz vatandaşın her hakkını kimsenin yememesi için Whatsapp ihbar hattımıza bilgilerinizi gönderebilirsiniz.
Hukuki uyarı
Bu haber, suç duyurusu dilekçesinde yer alan iddia, anlatım ve hukuki değerlendirmeler temel alınarak hazırlanmıştır. Haberde adı geçen Mehmet Yurtseven, Simge Karamanlı, Bülent Kararman ve Yılmaz Onur hakkında yöneltilen suçlamalar kesinleşmiş mahkeme kararı anlamına gelmez. Tarafların savunma ve cevap hakları saklıdır.