SİYASETTE ÇÜRÜMEYE SESSİZ KALMAYACAĞIZ

  Resül KARA Siyaset, kirli geçmişlerin aklanma yeri değildir. Siyaset, toplumun en temiz kalması gereken alanıdır. Toplum vicdanını derinden yaralayan, ağırlığı tartışma götürmeyecek dosyalarla anılan kişilerin; hangi partiden olursa olsun,..

SİYASETTE ÇÜRÜMEYE SESSİZ KALMAYACAĞIZ
Yayınlanma: Güncelleme: 6 views

 

Resül KARA

  • Siyaset, kirli geçmişlerin aklanma yeri değildir.

Siyaset, toplumun en temiz kalması gereken alanıdır.

Toplum vicdanını derinden yaralayan, ağırlığı tartışma götürmeyecek dosyalarla anılan kişilerin; hangi partiden olursa olsun, hangi makamı taşıyor olursa olsun, bu kurumun içinde tutulması kabul edilemez. Bu, bir siyasi tercih değil, açık bir ahlak meselesidir.

Bugün kamuoyunun bildiği, konuştuğu ve görmezden gelinmeye çalışılan bazı gerçekler vardır.

Buna rağmen gerekli adımların atılmaması, mesafe konulmaması ve aksine koruma reflekslerinin devreye girmesi; siyasetin kendi itibarını zedelediğini göstermektedir.

Daha da ötesi, bu tür yüklerin taşınmaya devam edilmesi ve bu durumun normalleştirilmeye çalışılması, kabul edilebilir değildir.

Soruyorum:

Siyaset kurumu bu yükü neden taşımak zorunda bırakılıyor?

Ve daha önemlisi, bu durum neden yeterince rahatsızlık uyandırmıyor?

Ben rahatsızım.

Aynı protokolde bulunmaktan rahatsızım.

Aynı çatı altında anılmaktan rahatsızım.

Çünkü siyaset, yalnızca koltuk değil, karakter meselesidir.

Öte yandan, halk adına denetim yapmakla yükümlü olan basının bir kısmının içine düştüğü tablo da en az bu kadar düşündürücüdür. Vatandaşın günlük hayatını zorlaştıran hizmet eksiklikleri görmezden gelinirken, kamu kaynaklarının kullanımıyla ilgili tartışmalı uygulamaların sorgulanmaması; basının asli görevinden uzaklaştığını açıkça göstermektedir.

 

Gazetecilik; suskunluk değil, cesaret işidir.

Gazetecilik; görmezden gelmek değil, gerçeği ortaya koymaktır.

Ancak bugün, gerçekleri dile getirenlerin susturulmaya çalışıldığı, soruların cevapsız bırakıldığı ve dolaylı baskıların devreye sokulduğu bir tablo ile karşı karşıyayız.

Bu kabul edilemez.

Şunu herkes bilmelidir:

Bir yanlışa dokunduğunuzda yükselen sesler, çoğu zaman o yanlışın ne kadar derin olduğunu gösterir.

Bizim duruşumuz nettir:

Ahlaki çürümeye karşı susmayacağız.

Siyaseti kirleten anlayışa boyun eğmeyeceğiz.

Basının susturulmasına, toplumun gerçeklerden koparılmasına izin vermeyeceğiz.

Çünkü bu mesele bir kişi meselesi değildir.

Bu mesele, doğrudan doğruya milletin onuru meselesidir.

SİYASETTE ÇÜRÜMEYE SESSİZ KALMAYACAĞIZ

Resül KARA Yazdı

Siyaset, kirli geçmişlerin aklanma yeri değildir.

Siyaset, toplumun en temiz kalması gereken alanıdır.

Toplum vicdanını derinden yaralayan, ağırlığı tartışma götürmeyecek dosyalarla anılan kişilerin; hangi partiden olursa olsun, hangi makamı taşıyor olursa olsun, bu kurumun içinde tutulması kabul edilemez. Bu, bir siyasi tercih değil, açık bir ahlak meselesidir.

Bugün kamuoyunun bildiği, konuştuğu ve görmezden gelinmeye çalışılan bazı gerçekler vardır.

Buna rağmen gerekli adımların atılmaması, mesafe konulmaması ve aksine koruma reflekslerinin devreye girmesi; siyasetin kendi itibarını zedelediğini göstermektedir.

Daha da ötesi, bu tür yüklerin taşınmaya devam edilmesi ve bu durumun normalleştirilmeye çalışılması, kabul edilebilir değildir.

Soruyorum:

Siyaset kurumu bu yükü neden taşımak zorunda bırakılıyor?

Ve daha önemlisi, bu durum neden yeterince rahatsızlık uyandırmıyor?

Ben rahatsızım.

Aynı protokolde bulunmaktan rahatsızım.

Aynı çatı altında anılmaktan rahatsızım.

Çünkü siyaset, yalnızca koltuk değil, karakter meselesidir.

Öte yandan, halk adına denetim yapmakla yükümlü olan basının bir kısmının içine düştüğü tablo da en az bu kadar düşündürücüdür. Vatandaşın günlük hayatını zorlaştıran hizmet eksiklikleri görmezden gelinirken, kamu kaynaklarının kullanımıyla ilgili tartışmalı uygulamaların sorgulanmaması; basının asli görevinden uzaklaştığını açıkça göstermektedir.

Gazetecilik; suskunluk değil, cesaret işidir.

Gazetecilik; görmezden gelmek değil, gerçeği ortaya koymaktır.

Ancak bugün, gerçekleri dile getirenlerin susturulmaya çalışıldığı, soruların cevapsız bırakıldığı ve dolaylı baskıların devreye sokulduğu bir tablo ile karşı karşıyayız.

Bu kabul edilemez.

Şunu herkes bilmelidir:

Bir yanlışa dokunduğunuzda yükselen sesler, çoğu zaman o yanlışın ne kadar derin olduğunu gösterir.

Bizim duruşumuz nettir:

Ahlaki çürümeye karşı susmayacağız.

Siyaseti kirleten anlayışa boyun eğmeyeceğiz.

Basının susturulmasına, toplumun gerçeklerden koparılmasına izin vermeyeceğiz.

Çünkü bu mesele bir kişi meselesi değildir.

Bu mesele, doğrudan doğruya milletin onuru meselesidir.

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.