KAYANAK KAMU HABER. İzmir’in yükselen binaları ve dev projeleri, henüz tam kapasiteyle dolmadan kenti kilitleme noktasına getirdi. Özellikle ulaşım akslarındaki yoğunluk, vatandaşları “Daha şimdiden böyleyse, yarın ne olacak?” sorusuyla baş..
KAYANAK KAMU HABER.
İzmir’in yükselen binaları ve dev projeleri, henüz tam kapasiteyle dolmadan kenti kilitleme noktasına getirdi. Özellikle ulaşım akslarındaki yoğunluk, vatandaşları “Daha şimdiden böyleyse, yarın ne olacak?” sorusuyla baş başa bırakıyor. Ancak asıl tartışma trafikten ziyade, bu yapıların izin ve denetim süreçlerindeki “çift başlılık” üzerine yoğunlaşıyor.
Kamuoyunda yüksek sesle dile getirilen iddialara göre; dev projelerin ruhsatlandırma süreçlerinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün yetkisi ön plana çıkıyor. Ancak binalar yükselip hayat başladığında; tıkanan trafikten, yetersiz kalan kanalizasyona ve ilk yağmurda biriken sulara kadar tüm operasyonel yük İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin omuzlarına kalıyor.
Vatandaşlar ve konunun takipçileri, siyasi bir tezatlığa dikkat çekiyor: Projelerin izin aşamasında merkezi yönetimin ilgili birimleri (İl Müdürlükleri) devreye girerken, yapılaşmanın getirdiği en ufak aksaklıkta okların doğrudan yerel yönetime çevrilmesi etik bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. İzmirliler, kenti yaşanmaz hale getiren planlama hatalarının faturasının sadece belediyeye kesilmesinden rahatsız.
Şehrin kalbindeki AVM ve yerleşke projeleri tam kapasiteye ulaştığında, trafik yükünün iki katına çıkacağı öngörülüyor. Sadece trafik de değil; betonlaşmanın getirdiği drenaj sorunları, olası su baskınlarında yine büyükşehiri hedef tahtasına koyacak. Ancak asıl soru baki kalıyor: Altyapı kapasitesini zorlayan bu projelere onayı kim verdi ve bu onaylar verilirken İzmir’in geleceği ne kadar hesaba katıldı?
Birçok kritik izin ve ruhsat Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilmesine rağmen; yaşanan sel, trafik ve altyapı krizlerinde ilk hedef tahtasına oturtulan kurum İzmir Büyükşehir Belediyesi oluyor. AK Parti milletvekilleri ve siyasetçileri kameraların karşısına geçerek belediye başkanını sert dille eleştirirken, asıl dikkat çeken nokta; bu ruhsatlandırma ve planlama süreçlerinde Büyükşehir Belediyesi’nin görüşünün dahi alınmamasıdır.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.