SİYASET VE BASIN AYNI SINAVDA

SUSKUNLUK MU, ORTAKLIK MI? SİYASET VE BASIN AYNI SINAVDA Türkiye’de siyaset kurumu bir kez daha yalnızca siyasi değil, ahlaki bir sınavdan geçiyor. Ancak bu kez tartışmanın merkezinde sadece siyasetçiler değil,..

SİYASET VE BASIN AYNI SINAVDA
Yayınlanma: Güncelleme: 11 views

SUSKUNLUK MU, ORTAKLIK MI? SİYASET VE BASIN AYNI SINAVDA

Türkiye’de siyaset kurumu bir kez daha yalnızca siyasi değil, ahlaki bir sınavdan geçiyor. Ancak bu kez tartışmanın merkezinde sadece siyasetçiler değil, aynı zamanda basın da var.
Ortada artık “iddia” diye geçiştirilebilecek bir durum yoktur. Evrakla sabitlenmiş çocuk tacizi ve teşhircilik suçu gibi son derece ağır bir tablo karşısında yaşanan sessizlik, kamuoyunun vicdanında derin bir yara açmaktadır.
Açık konuşalım: Bu bir suskunluk değil, tercihtir.
Ve bu tercih, kamuoyunun vicdanında çoktan not edilmiştir.
Bir ilçe başkanına yönelik bu kadar ağır ve belgeli bir suç karşısında susanlar, “aman bize dokunmasın” diyerek geri çekilenler, koltuklarını kaybetmemek adına üç maymunu oynayanlar… Her biri bu tablonun bir parçasıdır. Siyaset makamı, bu tür suçların arkasına saklanılacak bir zırh değildir; tam aksine hesap verilmesi gereken yerdir.
Daha da vahimi, bu suskunluğun medya ayağıdır.
Basının görevi; güçlüden yana susmak değil, hakikatin yanında durmaktır. Ancak bugün görüyoruz ki bazı medya organları, ya korkudan ya çıkar hesabından ya da açık bir tarafgirlikten dolayı bu konuyu görmezden gelmeyi tercih etmiştir. Hatta daha ileri giderek, üstünü örtme çabasına girenler dahi olmuştur.
Bu noktada basın ikiye ayrılmıştır:
Ya gerçeğin tarafında olacaksınız, ya da karanlığın.
Bu karanlığa teslim olmayanlar da var.
N Haber İzmir, İzmir Haberde Son Saniye, Tire Ses Medya ve ATALAR SESİ MEDYA Yapımı, tüm baskılara rağmen geri adım atmadan bu konuyu gündemde tutmuştur. Bu kuruluşlar gazetecilik yapmıştır. Net.
Çünkü gazetecilik; risk almadan, kimseyi rahatsız etmeden, sadece “güvenli haberler” yaparak olmaz.
Öte yandan siyaset cephesinde de dikkat çeken bir çıkış gelmiştir. Siyasetçi ve sosyal medya yöneticisi Resül Kara, bu meseleye açıkça itiraz ederek, konunun bir partinin değil, doğrudan siyaset kurumunun meselesi olduğunu ortaya koymuştur.
Bu çıkış önemlidir. Çünkü toplum artık şunu söylüyor:
“Bugün susan, yarın aynısını yapar.”
Siyaset, kendi içindeki çürümeyi temizlemediği sürece toplum nezdinde güven kazanamaz. Aynı şekilde basın da gerçeği sakladığı her gün, itibarını biraz daha kaybeder.
Bugün yaşananlar bir olaydan ibaret değildir.
Bu, kimin nerede durduğunun açık kaydıdır.
Ve herkesin yeri artık bellidir.

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.