Sema Ünal: “Sorun İdeolojik Değil, Ahlaki Bir Çöküştür”

Ata Parti Genel Başkan Yardımcısı Sema Ünal, siyasal İslam tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’de yaşanan kırılmanın ideolojik değil, etik bir kırılma olduğunu vurguladı: “Yanlış o zaman da yanlıştı. Güç varken..

Sema Ünal: “Sorun İdeolojik Değil, Ahlaki Bir Çöküştür”
Yayınlanma: Güncelleme: 0 views

Ata Parti Genel Başkan Yardımcısı Sema Ünal, siyasal İslam tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’de yaşanan kırılmanın ideolojik değil, etik bir kırılma olduğunu vurguladı: “Yanlış o zaman da yanlıştı. Güç varken susanların bugün söyledikleri, samimi bir yüzleşme sayılmaz

Ata Parti Genel Başkan Yardımcısı Sema Ünal, son dönemde eski iktidar mensuplarından gelen “siyasal İslam dine zarar verdi” yönündeki açıklamaların kamuoyunda haklı bir tartışma yarattığını, ancak bu tartışmanın eksik yürütüldüğünü söyledi.

Ünal, dini referanslarla kurulan siyasal dilin güçle temas ettiği noktada ciddi bir ahlaki aşınma ürettiğinin Türkiye’de somut olarak tecrübe edildiğini belirterek, “Son 20 yılda siyaset, devlet ve dini söylem arasında kurulan ittifak; liyakat ilkesini zedelemiş, eleştiriyi düşmanlık olarak kodlamış, gücü kutsallaştırmış ve hesap verilebilirliği neredeyse ortadan kaldırmıştır. Bu tabloyu görmezden gelmek mümkün değildir,” dedi.

Ancak asıl meselenin, bugün bu eleştirileri dile getiren isimlerin geçmişteki konumları olduğunu vurgulayan Ünal, kamuoyunda yükselen güven krizinin nedeninin tam da bu noktada yattığını ifade etti. “Toplumun sorduğu soru son derece basit ve ahlakidir: ‘Yanlış o zaman da yanlıştı. O gün neredeydiniz?’ Bu, siyasi bir polemik değil; vicdani bir muhasebe çağrısıdır,” diye konuştu.

Ünal, uzun yıllar iktidarın en üst kademelerinde görev yapmış isimlerin bugün dile getirdiği ‘ahlaki yıkım’ ve ‘adalet erozyonu’ eleştirilerinin, geçmişte ortak olunan pratiklerden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti. Bu bağlamda Bülent Arınç ve Mustafa Yeneroğlu örneklerinin kamuoyunda sıkça anıldığını hatırlatan Ünal, “Bu isimler sistemi yalnızca gözlemlemedi; o sistemin kurulmasında ve sürdürülmesinde aktif roller üstlendi. Bu gerçek yok sayıldığında, eleştiriler haklı olsa bile güven üretmiyor,” dedi.

Güç eldeyken sessiz kalıp, güç zayıfladığında konuşmanın Türkiye’deki güven krizini derinleştirdiğini dile getiren Ünal, “Toplum artık sözden çok bedel ödemiş bir tutarlılık arıyor. Geçmişle açıkça yüzleşmeden yapılan her çıkış, pozisyon kaybı sonrası itiraz olarak algılanıyor,” ifadelerini kullandı.

Sema Ünal açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Türkiye’nin ihtiyacı yeni itiraflar değil; açık sorumluluk kabulüyle başlayan yeni bir ahlaki siyaset anlayışıdır. Gerçek yüzleşme ancak ‘Evet, bu sistemin kurulmasında bizim de payımız var’ denilebildiği noktada başlar. Aksi halde ne din korunur ne siyaset temizlenir.”

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.