Türkiye bugün bir kriz yaşamıyor; Türkiye aynı çürümüş düzenin içinde debeleniyor. Yıllardır isimler değişti; koltuklar el değiştirdi; sloganlar yenilendi. Ama değişmeyen tek şey kaldı; yandaşlık, adaletsizlik, liyakatsizlik ve umutsuzluk. Millete..
Türkiye bugün bir kriz yaşamıyor;
Türkiye aynı çürümüş düzenin içinde debeleniyor.
Yıllardır isimler değişti;
Ama değişmeyen tek şey kaldı;
yandaşlık, adaletsizlik, liyakatsizlik ve umutsuzluk.
Millete hep aynı masal anlatıldı;
“Biraz daha sabredin” denildi;
“Yetki bizde olursa düzelir” denildi.
gençler bu ülkeden gitmek istiyor;
emekliler pazarda akşam saatini kolluyor;
devlet ciddiyetini kaybetmiş durumda.
Çünkü sorun kişiler değildi;
ATA Parti işte tam bu yüzden var;
günü kurtarmak için değil;
Türkiye’yi yeniden kurmak için.
BEŞ DEVRİM; MAKYAJ DEĞİL KÖKTEN DEĞİŞİM
Bu ülke küçük dokunuşlarla düzelmez;
bu düzen rötuşla ayakta kalmaz.
YENİDEN ÇAĞDAŞ DEVLET DEVRİMİ
Devlet; bir zümrenin, bir partinin, bir çevrenin değil;
kurumlar kişilere göre değil, kurallara göre işleyecek.
Yolsuzluk görmezden gelinmeyecek;
Devlet yeniden ciddi olacak;
çünkü ciddi olmayan devlet, vatandaşını ezer.
YENİDEN ÇAĞDAŞ EĞİTİM DEVRİMİ
Gelecek; bilimle kurulur.
Bilimi dışlayan, aklı küçümseyen bir ülkenin yarını olmaz.
ATA Parti bunu açıkça söylüyor;
Bilimsel, laik, çağdaş eğitim;
itibarını kazanmış öğretmen;
ezber değil akıl ve üretim.
Bu ülkenin çocukları kaderine değil;
Demokrasi sadece sandık değildir.
şeffaf ve denetlenebilir yönetim olmadan demokrasi olmaz.
Yurttaş seyirci olmayacak;
Millet yeniden söz sahibi olacak.
YENİDEN TOPLUMCU KALKINMA DEVRİMİ
Bir ülkede insanlar açken;
birileri servetine servet katıyorsa;
korunan çiftçi, işçi, esnaf;
stratejik alanlarda kamucu planlama.
Bu ülkenin zenginliği bir avuç kişiye değil;
kimse zenginliğini büyütemeyecek.
Türkiye artık tüketen değil;
üreten bir ülke olmak zorundadır.
Gençlere “gitmeyin” demek yetmez;
kalacakları bir ülke kurmak gerekir.
kişilere değil ilkelere dayanır.
Bu bir şikâyet metni değildir;
bir yeniden kuruluş çağrısıdır.
“Bu ülke böyle gitmez” diyorsan;
“Çocuğum bu topraklarda umutla yaşasın” diyorsan;
“Devlet yeniden ciddiyet kazansın” diyorsan;
Bu süreç izlenecek bir süreç değildir;
katılınacak bir yürüyüştür.
konuşmaya değil, kurmaya gel.
Yakınmaya değil, sorumluluk almaya gel.
TÜRKİYE’Yİ AYAĞA KALDIRMAYA GEL.
yeniden ayağa kalkmayı hak ediyor.