KAYNAK: Medya Yapım ZEYBEK; BU İKTİDARIN İDEOLOJİSİ YOKSULLUK, ADALETSİZLİK VE ÇÖKÜŞ ÜRETİYOR ATA Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, Türkiye’nin içine sürüklendiği ekonomik ve toplumsal krizin nedeninin yanlış uygulamalar değil,..
KAYNAK: Medya Yapım
ZEYBEK; BU İKTİDARIN İDEOLOJİSİ YOKSULLUK, ADALETSİZLİK VE ÇÖKÜŞ ÜRETİYOR
ATA Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, Türkiye’nin içine sürüklendiği ekonomik ve toplumsal krizin nedeninin yanlış uygulamalar değil, bilinçli bir yönetim anlayışı olduğunu söyledi. Ülkede milyonlarca insanın açlık sınırının altında yaşadığını, emeklilerin maaşlarıyla temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiğini belirten Zeybek, küçük esnafın kepenk kapattığını, çiftçinin ve üreticinin borçla ayakta durmaya çalıştığını ifade etti.
Zeybek, yaşanan tablonun geçici bir ekonomik dalgalanma olmadığını vurgulayarak, krizin sistematik biçimde derinleştirildiğini söyledi. İktidarın tercih ettiği ekonomik ve siyasal modelin halkı değil, belirli sermaye çevrelerini koruduğunu belirten Zeybek, geniş halk kesimlerinin her geçen gün daha fazla yoksullaştırıldığını dile getirdi.
“Bugün milyonlarca insan geçim derdiyle boğuşurken, iktidara yakın büyük şirketlerin büyümeye devam etmesi bir tesadüf değildir” diyen Zeybek, bu tablonun açık bir ideolojik tercihin sonucu olduğunu kaydetti. Mevcut düzenin emekten değil, ranttan yana olduğunu vurgulayan Zeybek, sosyal devlet anlayışının bilinçli biçimde tasfiye edildiğini söyledi.
YOLSUZLUK VE İSRAF DÜZENİ
ATA Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, yolsuzluk ve israf konusundaki eleştirilerini sertleştirerek, kamu yönetiminde hesap verebilirliğin tamamen ortadan kaldırıldığını ifade etti. Devlet kaynaklarının denetimsiz biçimde harcandığını belirten Zeybek, kamu bütçesinin halk için değil, belirli çıkar çevreleri için kullanıldığını söyledi.
“AKP bir yolsuzluk anonim şirketi gibi çalışmaktadır” diyen Zeybek, israfın olağanlaştırıldığını, kamu vicdanını yaralayan uygulamaların sıradan hale getirildiğini ifade etti. Yurttaşlardan sürekli fedakârlık istenirken, kamuda savurganlığın sınır tanımadığını vurguladı.
Zeybek, dürüst, şeffaf ve halkçı bir yönetim anlayışıyla Türkiye’nin kaynaklarının toplumun tamamına fazlasıyla yeteceğini belirterek, sorunun kaynak yetersizliği değil, yönetim ahlakı meselesi olduğunu dile getirdi.
EĞİTİMDE BİLİMSELLİK VE ZORUNLU DİN DERSİ ELEŞTİRİSİ
Eğitim politikalarına da değinen Namık Kemal Zeybek, Türkiye’de eğitimin ideolojik bir kuşatma altına alındığını söyledi. Bilimsellikten uzaklaşıldığını, eğitim sisteminin çağdaş dünyadan koparıldığını ifade eden Zeybek, özellikle zorunlu din dersi uygulamasını sert sözlerle eleştirdi.
Zeybek, zorunlu din derslerinin laiklik ilkesine açıkça aykırı olduğunu vurgulayarak, “Devletin görevi yurttaşına tek tip inanç öğretmek değil, düşünce özgürlüğünü güvence altına almaktır” dedi. Eğitimin, bireyin aklını ve sorgulama yeteneğini geliştirmesi gerektiğini belirten Zeybek, inanç eğitiminin devlet zoruyla değil, ailelerin tercihine bırakılması gerektiğini ifade etti.
Zorunlu din derslerinin toplumu ayrıştırdığını ve çocuklar üzerinde baskı yarattığını dile getiren Zeybek, laik Cumhuriyet ilkesinin eğitim alanında bilinçli biçimde aşındırıldığını söyledi. ATA Parti iktidarında din derslerinin zorunlu değil, seçmeli olacağını vurguladı.
EKONOMİDE ÇIKIŞ YOLU HALKÇI VE ÜRETİMCİ MODEL
ATA Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, mevcut ekonomik anlayışın Türkiye’yi çıkmaza sürüklediğini belirterek, üretimden kopuk ve borca dayalı bir modelle sürdürülebilir kalkınmanın mümkün olmadığını söyledi. Tarımın, sanayinin ve küçük üreticinin bilinçli biçimde zayıflatıldığını ifade eden Zeybek, Türkiye’nin dışa bağımlı hale getirildiğini kaydetti.
ATA Parti’nin ekonomi anlayışının karma ekonomi, üretim odaklı kalkınma ve sosyal adalet temeline dayandığını belirten Zeybek, devletin düzenleyici ve koruyucu rolünü yeniden üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
ATA Parti’nin siyasal programını bir “tasarlama” süreci olarak tanımlayan Namık Kemal Zeybek, hedeflerinin Atatürk devrimlerini çağın koşullarıyla yeniden hayata geçirmek olduğunu vurguladı. Cumhuriyetin kurucu değerlerinden kopuşun Türkiye’yi derin bir bunalıma sürüklediğini belirten Zeybek, bu gidişata karşı kararlı bir mücadele yürüttüklerini ifade etti.
Laikliğin tartışılamaz bir Cumhuriyet ilkesi olduğunu söyleyen Zeybek, parlamenter sistemin yeniden kurulmasının demokratik denge açısından zorunlu olduğunu dile getirdi. Bilgi toplumu hedefinin Türkiye için bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurguladı.
Namık Kemal Zeybek, açıklamasını şu sözlerle tamamladı;
“Türkiye yeniden çağdaş, laik ve demokratik bir ulus devlet olmak zorundadır. Cumhuriyet değerlerinden başka bir kurtuluş yolu yoktur.”